5 Haziran 2012 Salı

3.Ligde Sezonun Değerlendirmesi

Bölge futbolundaki gözle görülür gerileme Bölgesel Amatör Ligde olduğu gibi 3.Lig takımlarında da hissedildi. Karadeniz takımlarından 7'sinin mücadele ettiği 3.Ligde, takımlarımızdan 2 tanesi Bölgesel Amatör lige düşerken, 2 tanesi de üst lig için playoff oynama şansı kazandı.

Fakat Yalıspor'un ve Gümüşhanespor'un Playoff Yarı Final maçlarındaki başarısız oyunları yenilgiyi beraberinde getirdi ve üst lige takım gönderemediğimiz nadir sezonlardan birini yaşadık.


Herkesin kabul ettiği gibi, Karadeniz eskibi gibi futbolcu tarlası değil. Karadeniz kıyılarından artık Ali Kemal'ler, Şenol'lar, Necmi'ler, Hami'ler, Gökdeniz'ler, Fatih'ler yetişmiyor.

Evet bölgede futbol her zaman rağbet gördü, toplumun yaşam öncelikleri arasında ilk sırayı aldı ama çok belli ki bir şeyler eksik. Profesyonel liglerde mücadele eden Karadeniz kökenli futbolcu sayısı her ne kadar fazla olsa da bölge takımlarının durumları ortada. Bir yerde hata yaptığımız aşikar.

3.Lig 1.Grup

GÜMÜŞHANESPOR

19 Takımın mücadele ettiği grupta, 36 maçta topladığı 63 puanla playoff'a adını 5.sıradan yazdıran Kırmızı-Beyazlı Gümüşhane ekibinde işler umulduğu gibi gitmedi. Gerek tesisleşme, gerekse maddi imkanlar bakımından diğer takımlarımızdan iyi durumda olan şehrin tutkulu da bir taraftar topluluğu var. Bir zamanların 2.Lig müdavimi olan takım 2004-2005 sezonundan beri 3.Ligde mücadele ediyor. Ligde 14.Haftaya gelindiğinde 19 puanı bulunan Kırmızı-Beyazlı takımda teknik direktör değişikliği takıma ivme kazandırmış, Galip Gündoğdu önderliğinde takım zirveye yaklaşmıştı. Takım, son 17 maçının 10'unu kazanıp 6'sında berabere kalıyor ve yalnızca Sandıklı Belediyespor'a, üstelik Gümüşhane'de boyun eğiyordu. Geçen sezon 3.Lig 2.Grupta 3. sırayı almış, Playoff Yarı Finalinde Darıca Gençlerbirliği'ne 3-0'la yenilerek elenmişti. Bu sezon ise grubunda 5.olup, lig dördüncüsü Ankara temsilcisi Hacettepespor'la mücadele etme şansı yakaladı. Fakat hüznün resmi yine aynıydı, birde Kırmızı Kart gördüğü maçta Gümüşhane temsilcisi sahadan 4-1 mağlup ayrılıyordu. Takımın gol yükünü çeken 24 yaşındaki forvet oyuncusu Sinan Yitmez'in ve dikkat çeken oyun anlayışıyla 24 yaşındaki orta saha oyuncusu Tekin Adar'ın gelecek sezonki performanslarını şimdiden merak ediyorum. Seneye yine benzer bir şampiyonluk parolasıyla yola çıkacak olan Karadeniz temsilcisi iç sahada daha az puan kaybı yaşarsa zirvenin en önemli adaylarından biri olacaktır.


BEŞİKDÜZÜSPOR


Geçtiğimiz sezon Bölgesel Amatör Lig 3.Grupta şampiyon olup 3.Lig'e yükselen Mavi-Beyaz'lı Trabzon ekibi için sezon iyi geçti diyebiliriz. Maçlarını 500 kişilik Beşikdüzü İlçe stadyumunda oynayan, Gökhan Uzungüngör yönetimindeki mütevazi ekip 36 maçta topladığı 53 puanla ligi 9.sırada tamamladı. Lige fırtına gibi bir başlangıç yapan Beşikdüzüspor 4 maçta topladığı 10 puanla zirvede yer alıyordu fakat sonrasında yaşadıkları düşüş onları zirveden uzaklaştırdı. 7 haftada yalnızca 4 puan toplayan Mavi-Beyazlılar ihtiyaç duydukları zamanlarda puan toplamakta sıkıntı çekmeyen yapısıyla dikkat çekti. Dikkat çeken bir nokta da 4 maçlık seriler halinde 4 kez 3 galibiyet peşpeşe alması. Bu takımın potansiyelli olduğunu ve gelecek sezon daha iyi işlere imza atabileceğinin bir kanıtı bana göre. Henüz profesyonel liglerde ilk sezonunu geçiren bir camiaya göre oldukça başarılılar. 1957 Liginde kurulan Mavi-Beyazlı ekipte en dikkat çeken oyunculardan biri henüz 22 yaşında olmasına rağmen oldukça başarılı maçlar çıkartan Emre Kara. Defans mevkisinde görev yapan oyuncu, Bölgesel Amatör Lig ve 3.Ligde çıktığı toplam 54 maçta rakip fileleri 11 kez havalandırarak dikkatleri üzerine çekti. Gelecek sezon daha tecrübeli, zirveye daha yakın bir Beşikdüzü izleyeceğimizden şüpheniz olmasın.


AKÇAABAT SEBATSPOR


Sebatspor'un hikayesi en hüzünlü olanı şüphesiz. 2004-2005 Sezonunda Süper Lig'de mücadele eden Cumhuriyet'le yaşıt takım aradan geçen 7 sezonda amatör lige düştü. Kötü yönetim anlayışı bu düşüşten en büyük payı alacaktır mutlaka fakat Akçaabat Sebatspor'a sahip çıkmayan başta Trabzonlu iş adamları olmak üzere Trabzonlular olarak bizlerin de şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekir. Trabzon'un değerleriyle, yine bölgenin yetiştirdiği çocuklarla Süper Lig'e çıkan bu takım bu sezon yaş ortalaması 19 olan yine Trabzonun yetiştirdiği çocuklarla Bögesel Amatör Lige düştü. Durum o kadar vahimdi ki son 3 maça çıkmayarak hükmen yenik sayıldı Kırmızı-Beyazlılar. Kulüp Başkanı Erkan Kaynar'ın Nisan sonunda yaptığı basın toplantısı her şeyi açıklıyordu aslında. Genç bir takımla yola çıktıklarını ve imkansızlıklar yüzünden bu duruma geldiklerini belirten Kaynar, "İyi zamanda herkes tribündeki koltuğuna sahip çıkıyor ama kötü zamanda kulübe sahip çıkan yok. Sakat oyuncular nedeniyle 11 kurmakta zorlanıyoruz. Bu yüzden ligin geri kalan bölümünde oynamamız gereken maçları oynayamayacağız. Kulübün ileri gelenleri ve Akçaabat Sebatspor'un duayenleri, kulüpten alacağı olanlarla oturup konuşup anlaşmaz isek, gelecek yol Bal Lig'nde bile oynayamayız. Bu kulübün tekrar canlanması ve eski günlerine dönebilmesi için birlik ve beraberlik ortamının yeniden inşa edilmesi gerekiyor.' diyordu. Tablo o kadar karanlıktı ki, haftalar öncesinde küme düşen takım lig boyunca oynadığı maçlarda tam 7 kez 5 veya daha fazla golü kalesinde görüyordu. Her ne kadar rakip takım oyuncuları seviniyor olsa da, alınan bu sonuçlar karşısında üzülmesi gereken, 105 golü kalesinde gören Trabzon ve Bölge futboluydu aslında...

3.Lig 2.Grup


YALISPOR


Henüz 1980 yılında kurulmuş, gencecik bir takım Trabzon Yalıspor. Maçlarını 1820 kişilik Yavuz Selim stadyumunda oynuyor ve Farozluların taraftar desteğiyle özellikle iç sahada kolay kolay yenilmeyen bir takım görüntüsü çiziyor. Kulüp 1996-1997 yılında 3.Lige veda etmişti. Tam 12 yıl sonra, 2008-2009 sezonunda Trabzon Süper Amatör Ligi şampiyon olarak tamamlamış. Yarı Finalde Rize ekiplerinden Rize İyiderespor'u 2-0, finalde ise Samsun temsilcisi Çarşambaspor'u 1-0 yenerek uzun bir aradan sonra 3.lige geri dönmüştü. 3.Ligdeki ilk sezonunda o sezon uygulanan statü gereği Kademe, Klasman olarak 2 farklı ligde mücadele eden Yalıspor oynadığı 36 maç sonunda topladığı 58 puanla Lider Yimpaş Yozgatspor'un 1 puan gerisinde kalıyor ve şampiyonluğu kılpayı kaçırıyordu. Geçen sezon oynadığı 34 maçta topladığı 41 puanla vasatı aşamayan Mavi-Beyazlılar bu sezon yine zirveye ortak olmayı bildiler. Teknik direktörlüğe Ayhan Alemdaroğlu'nu getirdikten sonra gözle görülen bir yükselişe giren kulüp ligi 2.nin 1 puan gerisinde 4.olarak tamamladı. Playoff Yarı Finalinde ise ligde mağlup edemediği Bingöl Belediyespor bir kez daha yenilip sezonu kapattılar. Ortasaha oyuncusu Muhammet Topal ve forvet oyuncusu Şaban Keleş'in taşıdığı Mavi-Beyazlılar seneye 3.ligdeki en önemli şampiyonluk adaylarından biri olacaktır.


ARSİNSPOR


1973 Yılında kurulan, Sarı-Siyah renkleriyle Trabzonspor'a Hami ve Küçük Şenol gibi önemli isimler kazandıran Arsinspor son haftalarda yakaladığı çıkış olmasa bize hüzün yaşatacak başka bir Trabzon takımı olarak tarihe geçecekti. Yakın zamana kadar 2.Ligde mücadele eden Sarı-Siyahlılar son birkaç sezondur istikrarlı olarak tablonun alt kısmında yer alıyor. Son 4 sezonun 3'ünde küme düşme mücadelesi veren Sarı-Siyahlıların radikal kararlar alması gerekiyor. Zira gidişat pek parlak gözükmüyor. Arsinspor bu sezon oynadığı 36 maçta topladığı 41 puanla ligi 15. sırada tamamladı. Aynı grupta küme düşen Karsspor ve Küçükçekmecespor'un yalnızca 1 puan üzerinde. Lige ilk 6 maçında aldığı 4 beraberlikle alt sıralara doğru emin adımlarla ilerleyen Arsinspor 13. ve 31. haftalar arası oynadığı 19 maçta yalnızca 1 galibiyet alınca işler kontrolden çıkmıştı. Fakat son 5 haftada aldığı 10 puanla lige tutunmayı bildi, profesyonel lig tecrübesinin faydasını gördü Sarı-Siyahlılar. Forvet oyuncuları Ahmet Kılıçaslan ve Murat Aydın'ın attığı toplam 17 gol, gol yollarında sıkıntı çeken ekibimize ilaç gibi geldi. Lig boyunca 17 beraberlik alan Arsinspor gelecek sezon beraberlik sayısını azaltıp, galibiyet sayısını artırırsa küme düşme hattının uzağında kendine yer bulacaktır. 1300 Kişilik Arsin İlçe stadyumunda 18 maç oynayan ve bunlardan yalnızca 4'ünü kazanabilen Arsinspor için ucuz kurtuldu dersek abartmış olmayız.

3.Lig 3.Grup

PAZARSPOR


1973 Yılında Rize'nin Pazar ilçesinde kurulan, Açık Mavi-Beyaz renkleriyle Rize futbolunun en büyük ikinci takımı olmayı, uzun yıllardır profesyonel liglerde başarıyla mücadele etmesiyle hakeden bir takım Pazarspor. 2004-2005 Sezonunda 3.ligi şampiyon olarak bitirip 2.Lig Klasman gruplarında oynamaya hak kazanmıştı Rize temsilcisi. Fakat 2008-2009 sezonunda küme düşerek, tekrar 3.Ligde mücadele etmeye devam etti. Geçtiğimiz iki sezonu küme düşme hattının üzerinde, orta sıralarda geçiren Pazarspor'da bu sezon ciddi bir düzelme var. 36 Maç sonunda topladıkları 53 puanla 3.Lig 3.Grubu 7.sırada bitirdiler. 2000 Kişilik Pazar İlçe stadyumunda oynadıkları 18 maçta topladıkları 34 puanla iç sahada ne kadar tehlikeli bir takım olduklarını rakiplerine gösterdiler. Son 16 maçta 9 galibiyet, 4 beraberlik ve yalnızca 3 mağlubiyet alarak iyi bir performans gösterdiler. Özellikle ilk devre boyunca puanları cömertçe ikram etmemiş olsalar, şu an onları tekrar 2.ligde görmemiz işten bile değildi. 21 yaşındaki genç forvet oyuncusu Feyyaz Aydil ve yine yaşıtı forvet oyuncusu Osman Mertoğlu'nun toplam 18 golüyle hayat verdiği takım, defansının çok gol yeme sorununu çözebilmiş değil. Teknik Direktör Kenan Gönen'in bu soruna çözüm bulması halinde, Açık Mavi-Beyazlılar gelecek sezon tecrübeleriyle zirve mücadelesinde bir adım önde olacaktır.


ARAKLISPOR


2006-2007 Sezonunda 3.Lig 2.Grubu 59 puanla şampiyon bitiren Yeşil-Siyahlılar 2.Lig B Kategorisine merhaba diyordu. Fakat ikinci ligde kalıcı olamadılar ve gerisin geriye 3.lige geri döndüler. 2003-2004 yılından beri profesyonel liglerde oynayan Araklıspor malesef bu sezon Bölgesel Amatör Lige dönüş yaptı. Araklı önemli bir futbol ilçesidir, geri döneceklerine dair şüphem yok fakat Sebatspor ve Araklıspor'un aynı anda amatöre düşmüş olmaları futbolumuzun geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Aslında sezona kötü başlamamıştı Araklıspor. 29 Ocak 2012 tarihindeki Aydınspor maçına kadar orta sıralarda yer alıyordu. Fakat Aydınspor maçıyla beraber oynadığı 17 maçta yalnızca 1 beraberlik ve 1 galibiyet almış olmaları onların sonunu hazırladı. Böylesine kötü bir seri yakalarsanız, kurtulma şansınız olmuyor. İl kotası nedeniyle sıkıntı yaşayan Trabzon takımlarının müthiş mücadelesine sahne olacak gelecek sezon Bölgesel Amatör Lig. Kazanan Trabzon takımlarıyla birlikte futbolumuz olur umarım.



23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bölgesel Amatör Ligde Sezonun Değerlendirmesi

2011-2012 Sezonunda Türkiye Bölgesel Amatör Lig 3.grupta mücadele eden 3 Trabzon takımdan yalnızca biri 3.Lig için playoff maçı oynamaya hak kazandı. Yomraspor liderin 1 puan gerisinde, 2.bitirdiği gruptan sonra playoffta karşılaştığı güçlü İstanbul temcilcisi Büyükçekmecespor karşısında penaltılarla elendi.

Liderin 2 puan gerisinde olan bir başka Trabzon temsilcisi olan Düzyurtspor, il kotası gereği amatöre düşmemek için Trabzon Gençlerbirliği ile maç yapmak zorunda kaldı ve rakibini 3-0'la geçerek Bölgesel Amatör Lig'de kaldı.

1921 Yılında kurulan asırlık çınar Trabzon İdmanocağı ise 22 maçta 32 puan toplayıp, 5. olmasına rağmen il kotası gereği amatöre geri döndü.


YOMRASPOR
1968 yılında kurulan Mor-Beyazlı ekip, ilk haftadan itibaren Samsun temsilcisi 1930 Bafraspor'la kıyasıya bir zirve yarışına girdi. Ligde aldığı 3 mağlubiyetin ikisinin diğer Trabzon temcilsilerinden gelmesi ilginç bir ayrıntı olsa gerek. Statü gereği lig lideri sadece bir playoff maçı oynuyor ve kazanırsa 3.Ligin yolunu tutuyordu, Yomraspor'un bu avantajı yalnızca 1 puanla kaçırmış olması çok üzücü. Kaldı ki lig liderinden, hiç yenilmeden 4 puan almış olması da üzüntüyü artıran etkenlerden biri. Trabzon futbolu, 3.ligdeki temsilcilerinden 2'sini bu sezon kaybetti ve yerine yükselen takımımız olmadı malesef. Geçtiğimiz yıllardaki pozitif performansı göremedik. Biraz da kura şansı olmalı, bir İstanbul ekibi karşısında 3.Lig şansını zorlamak başlı başına büyük bir olay neticede. Önceki sezon şu an 3.ligde mücadele eden Beşikdüzüspor'un gerisinde yine 2. olan Yomraspor'un gelecek sezon şeytanın bacağını kırıp, teknik direktör Harun Beklemiş önderliğinde 3.lige çıkmasını bekliyorum.



DÜZYURTSPOR
1966 yılında kurulan, Trabzon Merkez ilçeye bağlı olan Düzyurt köyünün takımı olan Turuncu-Yeşil'li Düzyurtspor için sezon oldukça iyi geçti diyebiliriz. Ligi lider bitiren Samsun ekibinin yalnızca 2 puan gerisinde 3.oldular. Oynadıkları 22 maçta lider 1930 Bafraspor'a ve ligde yalnızca 13 puan toplayıp küme düşen Ünye Belediyespor'a mağlup oldular. O maçı almış olsalar, büyük bir süpriz gerçekleştirip 3.lige çıkabilirlerdi pekala. Dengeli ve iyi savunma yapan görüntüsüyle bir zamanların Trabzonspor'unu andıran Düzyurtspor ligi 12 galibiyet, 8 beraberlik ve yalnızca 2 mağlubiyetle tamamladı. İl kotası nedeniyle Trabzon Gençlerbirliği ile playout maçı oynayan ve rahat bir oyunun ardından rakibi 3-0'la geçen Düzyurtspor seneye aynı ligde mücadele etmeye hak kazandı. Teknik direktör Muzaffer Sevim'in raporu doğrultusunda futbolcular Noğman Mumcu, Recep Akdaş, Hasan Ali Sarı, Emre Tokel ve Murat Kul ile yolları ayıran Trabzon temsilcisinde seneye tek hedef 3.lig.


TRABZON İDMANOCAĞI
Trabzon şehrinde kurulan ilk spor kulübü olma şerefini taşıyan Trabzon İdmanocağı ise Bölgesel Amatör Lige veda ederek taraftarlarına büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Yalnızca futbolda değil, basketbol, voleybol ve hentbol'da Trabzon sporuna hizmet eden Sarı-Kırmızı'lı ekip, kadınlar 1.ligindeki futbol takımıyla da zirve mücadelesi vermekte halen. Bir dönem Trabzonspor'u çalıştıran Ahmet Özen'in başında olduğu kulüp son 6 haftada 4 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak kendi sonunu hazırladı diyebiliriz. Geçen sezon 19 Nisan tarihinde Sürmenespor'u 4-0 geçtikleri play out maçıyla Bölgesel Amatör Lige merhaba diyen Sarı-Kırmızılar malesef kalıcı olamadılar bu ligde. Sezona Kamil Aydın'la başlayıp 4.haftada Ahmet Özen'i takımın başına getiren kulüp yönetimi yeni sezonda kimle çalışır bilinmez ama umarım layık olduğu geri döner Trabzon İdmanocağı.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Bir Basketbol Güzellemesi

Şikeyle tarumar edilen futbol keyfimizi basketbolla telafi etmeye çalıştık bu hafta. İstanbul'a, ayağımızın dibindeki Sinan Erdem Spor Salonuna gelen Euroleague takımlarını izlemek için Cuma ve Pazar günü Ataköy'e gittim. O nedenle Trabzonspor'umuzun maçını izleme şansım olmadı. Sonradan izleme fırsatı bulduğum özetlerde ise güzel olan sonuç hariç pek tat veren izlenimler edinmedim açıkcası. Her ne kadar şu an Federasyonun yoğun mesaileri neticesinde sıkıntıların bertaraf olduğu havası oluşmuş olsa da Türk Futbolunun üzerinde, Türk Takımlarının bir süre Avrupa kupalarından men edilmesi hiçte düşük bir ihtimal değil bana göre. Ligi Beşiktaş'ın üzerinde bitirmiş olmak küçükte olsa bir tesellidir, kötü geçen sezon adına.

Maccabi ve Siena gibi kadro kalitesi daha yüksek olan takımların yerine süpriz bir şekilde Final Four'a katılan, kötü bir Barcelona karşısında iyi savunma yaparak kazanan Kırmızı-Beyaz'lı Yunan ekibi Olympiakos, dün de finalde kupanın bir numaralı favorisi, NBA'in hatırı sayılır isimleriyle bezenmiş kadrosuyla hayli heybetli duran CSKA Moskova'yı alaşağı etti. Son çeyreği başından sonuna kadar domine eden Yunanlılar, 22-8'lik seriyle hakederek kupanın sahibi oldular. Son anlar görülmeye değerdi. Ruslar'ın serbest atış çizgisine taşımak istediği isimlerden biri olan Ramunas Siskauskas'ın 2'de 0 atmasıyla son 7 saniye kala nefesler tutuldu. Bitime yalnızca 0.7 saniye kaldığında Georgios Printezis'in basketiyle öne geçmişti Pire ekibi. Son top çemberden geçtiğinde pota arkasında bulunan Olympiakos taraftar grubu Ultras Gate 7'nin sevinci görülmeye değerdi. Futboldan tat almayı unutan şahsım için gayet doyurucu bir görsel şölendi diyebilirim.


İlk günün ilk maçı olan Panathinaikos-CSKA Moskova mücadelesinin bitiminde, şu an 2.Ligde mücadele eden Best Balıkesir takımını çalıştıran eski koçumuz Alaeddin Yakan'la epeyce konuşma fırsatımız oldu. Kendisi 2,5 yıllık bir süreçte Trabzonspor Basketbol takımının baş antrenörlüğünü yapmıştı. Bu süreçte yaşadıklarını, takımın genel sıkıntısını, geçtiğimiz sezon neden Beko Basketbol Ligine veda ettiğimizi ve bunun gibi birçok soruma içtenlikle cevap veren Alaeddin Yakan'a buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. Kendisi, BBL'ye ilk çıktığımız sezonda hedeflerin yüksek tutulduğunu fakat oyunculara 3 ay boyunca hiçbir ücret ödenmediğini, maddi sıkıntılar yüzünden oyuncuların motive olamadığını, özellikle yabancı basketbolcuların bu durumdan çok rahatsız olduğundan dem vurdu. Trabzon şehrine olan sevgisinden bir şey kaybetmemiş olan Alaeddin hocanın, görevden ayrılmasaydım yapacak çok şeyim vardı sözleri dikkat çekiciydi. Bu sezon veda ettiğimiz Beko Basketbol liginden düşmemizin bir numaralı sebebinin yine maddi sıkıntılar olduğunu savunan koç, Trabzon'da basketbol altyapısını oluşturmak için kendi döneminde çalışmalar yapıldığını, şehirdeki yetenekli gençleri Trabzonspor çatısı altında toplamaya çalıştıklarından bahsetti. Ben de Best Balıkesir'le beraber Trabzonspor'umuzun da gelecek sezon tekrardan Beko Basketbol Ligine yükselmesini umduğumu söyledim. O da aynı şeyi umuyordu.


Çaykur Rizespor'un kendi saha ve seyircisi önünde Akhisar'a yenilerek Süper Lig'e direkt çıkma şansını yitirmesi üzülmemize neden oldu. Yine aynı şekilde Giresunspor özellikle son haftalardaki muazzam yükselişine rağmen Bank Asya 1.Lige veda edince tadımız iyice kaçtı. Fakat 1461 Trabzon ve Şanlıurfaspor'un Ligin bitimine 1 hafta kala şampiyon olup Bank Asya'ya yükselmeleri sezonun en güzel haberleriydi bizler için. Bir kardeş, bir de pilot takımla, fazla kabarık olan oyuncu kadromuzu Bank Asya'da değerlendirme şansımız olacaktır.


Ofspor hedefsiz kaldığı ligde, geçtiğimiz haftayı İstanbul deplasmanında aldığı mağlubiyetle kapatıyordu. Ünyespor 2.Ligden düşmeme adına şansını son haftaya taşıdı. Kendi sahasında şampiyon 1461 Trabzon'u yenerse Yeşil-Beyazlılar, gelecek sezonda aynı ligde mücadele etmenin gururunu yaşayacaklar. Haftalar önce Bölgesel Amatör Lig'e düşmesi kesinleşen Cumhuriyet takımı Akçaabat Sebatspor'un yanına uzun yıllardır profesyonel liglerde mücadele eden Yeşil-Siyah'lı Araklıspor'un eklenmesi keyfimizi iyice kaçırdı. Son 19 maçında 16 mağlubiyet alan Trabzon temsilcisi kendi sonunu hazırladı dersek abartmış olmayız. Pazarspor ve Beşikdüzüspor 53'er puanla gruplarını orta sıralarda tamamladılar. Arsinspor son hafta galibiyetiyle ligde kalırken, Gümüşhanespor 6.sıradan, Yalıspor ise 5.sıradan playofflara katılma hakkı elde etti. Her iki takımımıza da can-ı gönülden başarılar diliyorum, kazanan Karadeniz Futbolu olsun...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Boşa Kürek Çekmek Dedikleri

New York saatiyle saat 19'da açıklanan şike kararları dünkü maçtan, hatta sezonun tamamından daha önemli bir mesaj içeriyordu aslında. Türk Milletini salak yerine koyan bir zümre, halkın sinirleriyle oynamaya devam ediyor. Şike iddianamesinde adı geçen futbolculara 1 ila 3 yıl arasında cezalar veren fakat şikenin sahaya yansımadığını savunan bir güruhla karşı karşıyayız. İnsanlara müsabaka sonucunu etkilemekten ceza veren ama kulüplere dokunmayan bu aklıevvellerin acınacak halleri içimi burkuyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletine, Futbol Federasyonuna güvenemiyorsak, artık bazı şeyleri yalnızca UEFA'dan ve elbette ki ilahi adalet'ten bekliyorsak, yazıklar olsun sizin işgal ettiğiniz makamlara.

Artık futbol konuşmanın son kullanma tarihi geçmiştir. Malesef dün akşam olduğu gibi bundan gayri kaos konuşulacaktır memlekette. Ülke futbolunu yönetenler el bebek gül bebek büyüttükleri skandallar silsilesiyle gurur duyabilirler artık. Dünyanın hemen hemen tüm toplumlarında bir insana yapılabilecek en büyük hakaret olarak gösterilen ırkçılığı ödüllendiren bir zihniyet dün Zokora'nın tekmelerine maruz kalmıştır. Zokora'nın tepkisi yalnızca Emre'ye değildi, ona ceza vermeyen, ırkçılığı görmezden gelen zihniyeti tekmelemiştir hunharca.

Gelelim dünkü futbola, uzun zamandır devam eden kötü futbol istikrarımız dün zirveye ulaştı. Savruk, isteksiz bir takım vardı Hüseyin Avni Aker stadyumunda. Şampiyonluk stresini sanki biz yaşıyorduk, rakip ununu elemiş, eleğini asmış bir takım gibi son derece rahattı. 50 Küsür maç oynamış bir takımın artık uyum sorunu bahanesinin altına gizlenmemesi gerekiyor. Sezon sonu gönderilecekler listesinin bir hayli kabarık olmasını bekliyorum ben kendi adıma. Tribünden atılan çakmakların isabet oranı, paslarımızın isabet oranından fazla olduğuna göre sıkıntı büyük dostlar. Sahada yürüyenlere kapı gösterilmeli.



Futbolcularımıza gelince; Tolga özellikle Bienvenu'nün vuruşunda kusurluydu, kötü bir maç çıkardı. Glowacki defansın geri kalanına nazaran iyiydi ama tek başına mücadelesi yetmedi. Serkan kafaca bitirmiş gibiydi futbolu, gelecek sezon ona sağ beki emanet etmek intihar olur. Giray rakibin geldiği pozisyonlarda hep geç kaldı, ağır olması büyük handikap. Celutska ve Cech yokları oynadılar. Zira Cech'e yalnızca 29 dakika dayanabildi teknik direktörümüz.

Colman ve Zokora mücadele etmeye çalıştılar ama ofansif olarak pek randıman vermediler. Olcan özellikle ilk devre etkiliydi, süratini olumlu kullandı ama ikinci yarı oyundan düştü. Alanzinho bildiğimiz gibiydi, tat vermedi. Burak Yılmaz maçın en iyisiydi Bordo-Mavi'li futbolcularımız arasında. Gol attı, daha fazlasını da atabilirdi ama şansı yanında değildi. Cuma günü oynayacağımız 3.lük maçında yine en büyük kozumuz olacaktır.



Türk Futbolu mu? Ruhuna Fatiha. Belli ki birilerinin görev adamı olarak Federasyon başkanlığına getirilen, soğukkanlı katilin ne ilk ne de son cinayeti olacak bu yaptıkları. Trabzonspor taraftarının en büyük zevki olan futbol izlemekten soğutan bir zihniyetten, hakkaniyet ölçüsüne göre muamele yapmasını beklemek bizim hayalperestliğimiz olmalı. Akşamın akıllarda kalan tek sözü yine siyah adama aitti; Bir insan şerefi için yaşar, şerefi için ter döker. Eğer ben Emre'nin elini sıksaydım şerefimi yok sayardım.

Birkaç sorum olacak kale arkalarını işgal eden sözde Trabzonspor taraftarlarına. Hiç mi vicdanınız sızlamadı Şenol Güneş size yalvarırken? 59 Yaşındaki bu adam size tezahürat yaparak destek verin, sahaya bir şey atmayın diye kendini paralarken insanlığınız neredeydi? Bu davranış şeklini, tribünlere, dibinize kadar gelip sizinle diyaloğa geçmeye çalışan Şenol Güneş'e nasıl layık görürüsünüz? Atlet protestosu miladını dolduralı çok olmadı mı sizce de? Böyle bulduğunuzu sahaya atarak yalnızca ve yalnızca kulübünüze zarar verdiğinizi anlamıyor musunuz?



Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Tolga *
Glowacki *
*
Giray Kaçar *
Cech ?
Celutska *
Zokora **
Colman **
Alanzinho *
Serkan Balcı *
Olcan Adın **
Burak Yılmaz ***

Sonradan Girenler
Dk. 29 Paulo Henrique *
Dk. 75 Halil ?
Dk. 80 Adrian ?

3 Mayıs 2012 Perşembe

Futbol Trabzon'da Daima Dik Oynanır!

Öylesine güzel bir senaryo hazırlanmıştı ki maç öncesinde, en değme Hollywood projeleri yanında solda sıfır kalırdı. Aykut Kocaman, takımının 2-1 kazandığı Beşiktaş maçı sonrasında yaptığı açıklamada 'Bu farklılığın en yakın örneğini Trabzon-G.Saray maçında gördük. Rakipler biz şampiyon olmayalım diye ellerinden geleni yapıyorlar. Beşiktaş ilk kez bize karşı bu kadar istekli göründü.' diyor ve sinirleri geriyordu. Futbol asla sadece futbol değildir deyişini hatırlatalım tam da burada. Özellikle Trabzonspor camiasını zan altında bırakarak yaptığı bu çirkin değerlendirme dün kısmen de olsa meyvesini verdi. Unuttuğu bir şey vardı karanlık adamın, Trabzonspor Kadıköy'deki Fenerbahçe maçında da çok kötü oynamıştı. Türk Futbolunun en büyük takımlarından birinin teknik direktörlüğünü yapan kişinin Hitler'in Propaganda Bakanı Goebbels'den farklı davranması gerekiyordu. Ama doğru ya, kazanmak için her yol mübahtı. Biz bu senaryoya 2010-2011 sezonunda yaptığı açıklamadaki Trabzonspor'a verilen penaltılar irdelenmeli sözleriyle aşinaydık zaten.

Şampiyonluğa giden bir takımın taraftarının dün stadyumun yarısını bile dolduramamış olması çok garip geldi bana. Yeni kurulmuş bir takımdan maksimuma yakın bir verim alınmış, Süper Lig sürklase edilmiş, Süper Final'in son düzlüğüne girilmiş ama ortada taraftar yok? Bence Galatasaray camiasının tamda bu noktada özeleştiri yapması gerekiyor. Zira dün sadece kombine sahipleri bile maça gelse çok daha farklı bir atmosfer oluşabilirdi stadyumda. Evsahibi takım bir türlü istenen oyunu sergileyemedi maç boyunca. Defansı önde kurduğumuz dakikalarda şişirilen toplarla etkili olmaya başardılar ama Engin ve Necati'nin kaçırdığı pozisyonlar hariç etkili olduklarını söylemek doğru olmaz. Muslera onlar için önemli bir kazanım ki dün TT Arena'da gol sesi çıkmamasının bir numaralı nedeni bizzat kendisidir.



Neyiniz varsa satın, Galatasaray'a oynayın diyen arkadaşların unuttuğu bir şey vardı dün; Futbol Trabzon'da daima Dik Oynanırdı. İyi motive olmuş, orta sahada basan, hırslı bir Trabzonspor vardı dün sahada. İlk maçtaki defansif hataları en aza indirgemeyi başarmıştık. Rakibin kaptırdığı topları özellikle ilk yarı iyi kullanabilsek öne geçebilirdik. Yanlış pas tercihleriyle skorun değişmesine mani olduk. Dakikalar ilerledikçe Lig Liderinin üzerindeki baskı artıyordu, bizse her zamanki gibi dik duruşumuzu sergiliyorduk. Maç başladığı gibi neticelendiği an çığırtkan sesler kesildi. Onlar çamur atmayı, kulüp başkanlarından, başkan vekillerinden ve teknik direktörlerinden öğrenmişlerdi, bir nevi uzman sayılırlardı bu konuda ama sessizlerdi işte. Ona buna sarmayı ilke edinmiş bir güruhun önümüzdeki günlerde nasıl çirkinliklere imza atacağını şimdiden kestirmek çok güç, biz en iyisi bu sessizliğin tadını çıkartalım.

Kalede Kaptan Tolga iyi günlerinden birindeydi. Kaleciler için yadsınamayacak bir gerçek vardır. Maça iyi başlarlarsa çoğu zaman iyi de bitirirlerdi. Dün ilk yarıda gelişen iki pozisyonda iki güzel hareketle topu alarak hem kendine hem de takımına güven aşıladı. Bu moral, motivasyon ona maçın sonuna kadar yetti. Önünde oynayan Giray Kaçar hemen hemen her pozisyonda topa müdahalede bulundu. Fizik güce dayalı mücadelelerden daima galip olarak ayrıldı. Önce Elmander'i sonra Baros'u etkisiz hale getirdi. Onun için defans hattının en önemli parçasıydı demek hiçte yanlış olmaz. Celutska önceki maçlara göre daha derli topluydu. Mustafa Yumlu ve Cech vasat oynadılar. Serkan Balcı ise eski günlerini aratmaya devam ediyordu dün akşam Seyrantepe'de. Mustafa Yumlu'nun sakatlığı nedeniyle devre arasında oyuna dahil olan Glowacki sahada kaldığı 45 dakikalık periyotta kusursuza yakın bir oyun sergiledi.



Sahanın en iyisi, rakip orta sahaya rahat nefes aldırmayan, sürekli koşan, ikili mücadelelerde pes etmeyen ve iyi top kullanan yapısıyla Arjantinli Gustavo Colman'dı. Büyük maçlarda böyle oynamaya devam edecekse, maç seçmesine bir itirazım olmayacaktır. Partneri Zokora defansif olarak gayet başarılıydı. Güç ve defansif özellikler bakımından kendilerinden çok geride olan Avrupalı Selçuk ve Melo ikilisine nazaran çok daha pozitif bir futbol sergilediler. Alanzinho topu ileriye taşımada en büyük silahımız kuşkusuz. Fakat pas vereceği anlarda kafasını kaldırmayıp, ezbere pas vermesi rakibin boş kanadını aciz bir şekilde yakalamak varken defansa yerleşmelerine neden oluyor. Olcan son 4-5 maçına nazaran daha canlı gözüktü, uamrım bu toparlanma süreci hızlanır ve gelecek sezonda en büyük kozumuz olarak hazır olur. Burak Yılmaz istekliydi, rakipler ondan çekindiği için defansı çok önde kuramıyorlar ve bu bizim işimize yarıyor. Kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonlarda çalım yapmayı düşünürse çok daha fazla gol atması zor olmayacaktır.

Futbolumuzda, Türkiye Futbol Federasyonunun ve bazı karanlık odakların müsebbibi olduğu kaos ortamının gittikçe derinleşiyor olmasından kaygı duyuyorum. Futbol izlemeyi özleyen benim gibi futbol sevdalılarının yaşadıkları sıkıntıları da anlayabiliyorum aslında. Bu konuda bir şeyler yapılmasının ne kadar elzem olduğunun farkında olan, olayın vehametini en güzel anlatan sözler yine Şenol Güneş'e aitti dün:

"Şu andan itibaren artık taraftarımıza mesajlar vermek istiyoruz. Biz taraftarımızdan takıma sahip çıkmasını bekliyoruz. Son günlerde bir işaret bekliyorlar. Şu anda çok büyük sorunlar var ülkemizde. Güneydoğu'daki ortamdan daha gergin bir durum söz konusu. Pazar günü Fenerbahçe maçında taraftarımızın ölünceye kadar destek olmasını istiyorum. Taşkınlık yapmadan, sadece bizi desteklesinler. Gazetecilere ve futbolu yönetenlere söylüyorum; lütfen daha dikkatli olsunlar."



Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Tolga ***
Mustafa Yumlu *
*
Giray Kaçar ***
Cech **
Celutska **
Zokora ***
Colman ****
Alanzinho **
Serkan Balcı **
Olcan Adın **
Burak Yılmaz **

Sonradan Girenler
Dk. 46 Glowacki **
Dk. 79 Paulo Henrique **
Dk. 87 Aykut Akgün ?