Alanzinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alanzinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2011 Perşembe

Adrian Mierzejewski Üzerine

Trabzonspor taraftarlarının bu transfer üzerine kafa yorduğu en önemli ve belki de tek nokta 5.5 Milyon euro'luk bonservis bedelidir. bunun yanında Şenol Güneş'in, Trabzonspor başında bulunduğu süreçte hiçbir transfer döneminde bu kadar yüzü gülmemişti.

Sadri Şener'i şimdiye kadarki Trabzonspor başkanlarından ayıran en önemli özelliği, transfer ve oyuncu seçiminde sadece teknik direktörün sözlerini ciddiye almasıdır. Bu transfer döneminde bu tercih daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Zokora, Eren, Sercan, Barış, Paulo transferlerinde olduğu gibi Adrian transferinde de tek söz sahibi Şenol Güneş'tir. Uzun süredir hocanın kurmayları tarafından göz hapsinde olan bu futbolcudan, yükselen bonservis bedeline rağmen vazgeçmeyen yönetimin duruşu Şenol Güneş'e olan güveni vurgular nitelikte.

Adrian, Jaja tarzında bir oyuncu değil. Yeni kurulan takımda, fevri oyuncular yerine takım oyununa uyum sağlayabilecek, bencillikten uzak isimlerle görüşmeler yapıldı bugüne kadar ki süreçte. Zokora da tıpkı Colman gibi hırslı, mücadeleci futboluyla ön plana çıkan bir isim. Bu ikilinin hemen önünde görev yapacak Adrian. Sol ayağını inanılmaz güzel kullanıyor ve bunun yanında sağ ayağı zayıf değil. Hızı onun en büyük artısı, adam eksiltme de sıkıntı çekmiyor. Evet Jaja gibi işin görsellik noktasında pek doyurucu olmayabilir ama takımda zaten bunu üstlenebilecek Alanzinho, Engin ve Eren gibi futbolcular bulunuyor. Yeni sezonda bizi bekleyen en büyük değişiklik, mücadeleci, defansif yönü geride bıraktığımız sezona göre daha güçlü bir orta saha.

Adrian'ın ilk milli maçını 2010 yılında oynamış olması geçen 1,5 yıllık süreçte toplam 12 milli maça çıkıp birde gol atmış olması bize önemli bir referans veriyor. Polonyalı yakın zamanda dikkat çekmiş bir yetenek, uzun zamandır gözlerin üzerine çevrildiği bir futbol yıldızı değil. Henüz 24 yaşında olması, Haziran ayı içerisinde evlenmiş olması ve Polonyalı futbolcuların tamamına yakınında olduğu gibi meslek ahlakının gelişmiş olması Trabzonspor'a uyum sürecini kolaylaştıracaktır. Ve elbette ki Brozek kardeşlerin ve Glowacki'nin yanında memleket hasreti çekmeyecektir. Giyeceği 86 numaralı formanın ona şans getirmesi dileğiyle. Camiamıza hayırlı, uğurlu olsun.

11 Haziran 2011 Cumartesi

Ve Jaja Gider

Rivaldo'yu andıran stili, top tekniği, hızı, şutları ve adam eksiltme yeteneğiyle çok kaliteli bir futbolcu Jaja. Şüphesiz Süper lig'in izlemesi en keyif veren futbolcusuydu geçtiğimiz sezon. Kendini gerçekten sahaya vererek oynadığında maçı tek başına alabilecek meziyetlerle bezenmiş olmasına rağmen aklı sahadışında olduğu dönemde takımını 1 kişi eksik oynatıyordu.

Trabzonspor'un sıkıntısı Jaja'nın bazı maçlardaki kötü performansı değildi, Jaja'nın profesyonel bir futbolcuya yakışmayacak davranışları, özellikle teknik direktörden habersiz ülkesine gitmeyi huy edinmesi, Bilica'yla beraber elinde şampanya kadehiyle İstanbul trafiğinde görüntülenmesi, takım şampiyonluğa giderken bazı maçlardaki sorumsuz ve bencil tercihleri ipinin çekilmesine neden oldu.

Sezon başında Bursaspor'la oynanan Süper Kupa finalinde tribünleri selamlamıştı ilk olarak. Türk sporseverler onu Beşiktaş'la Metalist Kharkiv'in oynadığı maçta, 40 metreden attığı muazzam golle hatırlıyorlardı. Süper Ligde kısa zamanda müthiş becerileriyle dikkat çekmeye başladı. Hemen hemen her yıldız futbolcu gibi bencildi, Brezilyalı futbolcuların çoğunda olduğu gibi disiplin problemleri yaşıyordu fakat attığı kritik gollerle, göze hoş gelen hareketleriyle taraftarın sevgilisi oluyordu.

Alanzinho en yakın arkadaşıydı, güzel bir ikili olmuşlardı. Sezonun ilk yarısına damga vuran isimlerden biriydi. İkinci yarının başlamasıyla beraber futbolundaki düşüş takıma da sirayet etmişti. En kritik maçlarda sahada yoktu, belki de şampiyonluğu belirleyen mücadele olan Kadıköy'deki Fenerbahçe maçında, oyunda kaldığı 90 dakika boyunca hiç varlık gösteremedi. Kendisinden bekleneni Burak Yılmaz yapıyor, Jaja ise bir türlü takıma pozitif katkı veremiyordu.

Nihayet Lig sona erdiğinde tıpkı devre arasında yaptığı gibi izinsiz olarak ülkesine geri dönmüş, çanların kendisi için çaldığını bir nevi kabul etmişti. 25 Yaşında ve gelecek vaat eden bir futbolcu olarak Birleşik Arap Emirliklerine transfer olmayı kabul ettiğine göre kafasında futbol oynayıp, kariyer yapmak yerine para kazanmak fikri yerleşmişti. Al Ahli'ye transferi netlik kazanırsa, 25 yaşında olmasına rağmen 9 farklı kulüpte oynamış olacak bu futbolcunun çok ciddi bir disiplin problemi olduğunu bir kez daha ispatlanmış olacak. Tüm bu verilere rağmen Jaja, yeri doldurulamazsa çok büyük kayıptır. Her ne kadar 3.6 Milyon Euroya alınıp 5 Milyon Euro+Sonraki satıştan %20 kar edilecek olan bir futbolcu için zarar ettik diyemeyiz ancak transfer piyasasının bu denli yükseldiği dönemde bu kalitede bir oyuncuyu kadroya katmak bir hayli zor olacaktır. Umarım Trabzonspor yönetimi beni yanıltır ve daha kaliteli bir ismi kadroya katar.