Jaja etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jaja etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2011 Çarşamba

Lastik Patladı, Sistem Tepetaklak

10 günde 3 maç oynadığımız bir tempoda bazı futbolcuların teknik direktörümüz Şenol Güneş tarafından dinlendirilmesi ne kadar normalse, duran toplar hariç sahada gözükmeyen Adrian dururken tek kanat oyuncumuz Volkan Şen'in kenara alınması o kadar anormaldi.

Antalyaspor kalemize sadece 3 kez gelebildi fakat 2 kez topu filelerimizde gördük. Mehmet Özdilek'in 90 dakika savunma mantalitesi yine değişmemişti fakat oyuncuları dahil hiç kimse ilk 26 dakikada Avni Aker deplasmanında 2-0 öne geçeceklerini hayal etmemiştir. Böylesine zorlu bir deplasmanda çok erken öne geçen takımlar genelde psikolojik olarak arkalarına yaslanıp oyunu kendi alanında kabul ederler. Hal böyle olunca, çok kötü bir ilk yarı oynayan Trabzonspor, devre arası motivasyonuyla birlikte çok çok iyi bir 20 dakika oynadı. Zokora'nın oyuna dahil olması takımı tekrar maça döndürdü. Orta sahada topa hakim olduk, rakip kaleyi ablukaya almamız uzun sürmedi. Sezon başında Maestro Zokora'nın transferindeki en önemli ve belki de tek handikap olan çok kart görme huyundan bahsetmiştik, bugün gözlerimizde de görmüş olduk. Pek huyu olmayan bir şekilde Deniz'i biçmesi net sarı karttı. Frikik pozisyonunda ise Hakem, oyunu devam ettirirken yan hakemin uyarısıyla oyunu durdurup 2.sarıyı ve Kırmızı kartı vermesi takımımızın kalan dakikaları 10 kişi tamamlamasına neden oldu. Bu Kırmızı Kart Suat Arslanboğa'nın penaltı pozisyonundaki kararına da sirayet etti, çünkü 2. Sarı Kart yanlıştı.

Şenol Güneş'in özellikle Serkan ve Volkan'la sağ kanadı iyi kullanmaya başladığımız dakikalarda, sahada gezinen ve kesinlikle 90 dakikalık kondisyonu olmayan Adrian dururken iyi bir maç çıkaran Volkan Şen'i oyundan alması tam bir hayal kırıklığıydı. Sadece ikinci yarıda 7-8 atağı bu kanattan geliştirdiğimizi, Volkan oyundan çıktıktan sonra oradaki hakimiyetimizi yitirdiğimizi gözönüne kalırsak puan kaybından sorumlu insanların başında Şenol Güneş geliyor diyebiliriz.

Kalede -hiç hatırlamak istemediğim- eski günlerine dönüş sinyalleri veren Tolga'nın dinlendirilmesi gerekiyor. Özellikle zirve yarışından kopmama adına Gaziantepspor deplasmanında mücadele vereceğimiz Cumartesi günü öncesinde. Serkan, Volkan'la iyi anlaşıyor fakat geçen sezonki kanat bindirmelerinden sadece 1 tanesini görebildik bu akşam Avni Aker'de. Giray ve Glowacki bugün defans kurgusunun en zayıf halkalarıydı. Özellikle Polonyalı Stoper'in Deniz'in attığı goldeki inanılmaz hatası beni hayal kırıklığına uğrattı. Hemen hemen her yazımda belirttiğim üzere Glowacki yabancı kontenjanının boşa harcandığı bir stoper oyuncusudur. 3 Kulvarda mücadele eden Trabzonspor'un ilk 11 oyuncusu değildir. Ferhat geçen sezonkinden daha diriydi, önemli atakları kesti, maç eksikliğinden kaynaklanan basit top hataları yapması tek eksi yönüydü.

Sapara'nın sağlıklı bir değerlendirme yapılacak bir süre oyunda kaldığına inanmıyorum. Esasen bir 90 dakika çıkarmadan onun hakkında önyargıya kapılıp, olumsuz bir izlenim vermek hiç istemiyorum. 35. Dakikada oyundan alınırken yaşadığı hayal kırıklığını az çok tahmin edebiliyorum. Yerine oyuna giren Halil yine iyi mücadele etti. Fakat kale önünde dokunamadığı iki net pozisyon var ki, birine dokunabilse kahraman olabilirdi. Colman yine maçın belirli bölümlerinde iyi oynadı. Bu performansı bir devreye yayabilirse takıma çok şey kazandırır. Zokora Kırmızı Kart görene kadar takımın en iyilerinden biriydi. Oyunda kaldığı 30 dakikada çnemli işlere imza attı. CSKA Moskova maçında takımın en iyilerinden biri olacaktır yine.

Alanzinho yine yokları oynadı. Geçen sezon Jaja'nın stepnesi olarak işini bir hayli iyi yapıyordu. Oyuna sonradan girdiği maçların son 15-20 dakikasında yorgun rakip defans oyuncuları arasında at koşturuyordu fakat işler değişti. Kapasitesinden çok daha fazlasını beklemek onu da taraftarı da üzer, üzecektir. Adrian'ın maça ağırlığını koyduğu, yeteneklerini sergileyip bir '10' numara gibi oynadığı maçına henüz şahit olmadım. İnşallah en kısa zamanda beni utandırır.

Burak Yılmaz'ı nazar etmekten çok korkuyorum. Dualarım en çok onunla, sakatlıklar, kartlar ve kötü şans ondan uzak durur inşallah. Onun yokluğunu bu takım hiç ama hiç kaldırmaz. Gaziantepspor deplasmanında ona yine çok iş düşecek. Yılmayacak, bunu hepimiz biliyoruz...


Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Tolga Zengin *
Giray Kaçar *
Glowacki *
Ferhat **
Serkan Balcı **
Colman **
Sapara *
Alanzinho *
Adrian *
Volkan Şen **
Burak Yılmaz ****

Sonradan Girenler
Dk. 35 Halil Altıntop **
Dk. 46 Zokora **
Dk. 75 Pawel Brozek ?

23 Haziran 2011 Perşembe

Adrian Mierzejewski Üzerine

Trabzonspor taraftarlarının bu transfer üzerine kafa yorduğu en önemli ve belki de tek nokta 5.5 Milyon euro'luk bonservis bedelidir. bunun yanında Şenol Güneş'in, Trabzonspor başında bulunduğu süreçte hiçbir transfer döneminde bu kadar yüzü gülmemişti.

Sadri Şener'i şimdiye kadarki Trabzonspor başkanlarından ayıran en önemli özelliği, transfer ve oyuncu seçiminde sadece teknik direktörün sözlerini ciddiye almasıdır. Bu transfer döneminde bu tercih daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Zokora, Eren, Sercan, Barış, Paulo transferlerinde olduğu gibi Adrian transferinde de tek söz sahibi Şenol Güneş'tir. Uzun süredir hocanın kurmayları tarafından göz hapsinde olan bu futbolcudan, yükselen bonservis bedeline rağmen vazgeçmeyen yönetimin duruşu Şenol Güneş'e olan güveni vurgular nitelikte.

Adrian, Jaja tarzında bir oyuncu değil. Yeni kurulan takımda, fevri oyuncular yerine takım oyununa uyum sağlayabilecek, bencillikten uzak isimlerle görüşmeler yapıldı bugüne kadar ki süreçte. Zokora da tıpkı Colman gibi hırslı, mücadeleci futboluyla ön plana çıkan bir isim. Bu ikilinin hemen önünde görev yapacak Adrian. Sol ayağını inanılmaz güzel kullanıyor ve bunun yanında sağ ayağı zayıf değil. Hızı onun en büyük artısı, adam eksiltme de sıkıntı çekmiyor. Evet Jaja gibi işin görsellik noktasında pek doyurucu olmayabilir ama takımda zaten bunu üstlenebilecek Alanzinho, Engin ve Eren gibi futbolcular bulunuyor. Yeni sezonda bizi bekleyen en büyük değişiklik, mücadeleci, defansif yönü geride bıraktığımız sezona göre daha güçlü bir orta saha.

Adrian'ın ilk milli maçını 2010 yılında oynamış olması geçen 1,5 yıllık süreçte toplam 12 milli maça çıkıp birde gol atmış olması bize önemli bir referans veriyor. Polonyalı yakın zamanda dikkat çekmiş bir yetenek, uzun zamandır gözlerin üzerine çevrildiği bir futbol yıldızı değil. Henüz 24 yaşında olması, Haziran ayı içerisinde evlenmiş olması ve Polonyalı futbolcuların tamamına yakınında olduğu gibi meslek ahlakının gelişmiş olması Trabzonspor'a uyum sürecini kolaylaştıracaktır. Ve elbette ki Brozek kardeşlerin ve Glowacki'nin yanında memleket hasreti çekmeyecektir. Giyeceği 86 numaralı formanın ona şans getirmesi dileğiyle. Camiamıza hayırlı, uğurlu olsun.

11 Haziran 2011 Cumartesi

Ve Jaja Gider

Rivaldo'yu andıran stili, top tekniği, hızı, şutları ve adam eksiltme yeteneğiyle çok kaliteli bir futbolcu Jaja. Şüphesiz Süper lig'in izlemesi en keyif veren futbolcusuydu geçtiğimiz sezon. Kendini gerçekten sahaya vererek oynadığında maçı tek başına alabilecek meziyetlerle bezenmiş olmasına rağmen aklı sahadışında olduğu dönemde takımını 1 kişi eksik oynatıyordu.

Trabzonspor'un sıkıntısı Jaja'nın bazı maçlardaki kötü performansı değildi, Jaja'nın profesyonel bir futbolcuya yakışmayacak davranışları, özellikle teknik direktörden habersiz ülkesine gitmeyi huy edinmesi, Bilica'yla beraber elinde şampanya kadehiyle İstanbul trafiğinde görüntülenmesi, takım şampiyonluğa giderken bazı maçlardaki sorumsuz ve bencil tercihleri ipinin çekilmesine neden oldu.

Sezon başında Bursaspor'la oynanan Süper Kupa finalinde tribünleri selamlamıştı ilk olarak. Türk sporseverler onu Beşiktaş'la Metalist Kharkiv'in oynadığı maçta, 40 metreden attığı muazzam golle hatırlıyorlardı. Süper Ligde kısa zamanda müthiş becerileriyle dikkat çekmeye başladı. Hemen hemen her yıldız futbolcu gibi bencildi, Brezilyalı futbolcuların çoğunda olduğu gibi disiplin problemleri yaşıyordu fakat attığı kritik gollerle, göze hoş gelen hareketleriyle taraftarın sevgilisi oluyordu.

Alanzinho en yakın arkadaşıydı, güzel bir ikili olmuşlardı. Sezonun ilk yarısına damga vuran isimlerden biriydi. İkinci yarının başlamasıyla beraber futbolundaki düşüş takıma da sirayet etmişti. En kritik maçlarda sahada yoktu, belki de şampiyonluğu belirleyen mücadele olan Kadıköy'deki Fenerbahçe maçında, oyunda kaldığı 90 dakika boyunca hiç varlık gösteremedi. Kendisinden bekleneni Burak Yılmaz yapıyor, Jaja ise bir türlü takıma pozitif katkı veremiyordu.

Nihayet Lig sona erdiğinde tıpkı devre arasında yaptığı gibi izinsiz olarak ülkesine geri dönmüş, çanların kendisi için çaldığını bir nevi kabul etmişti. 25 Yaşında ve gelecek vaat eden bir futbolcu olarak Birleşik Arap Emirliklerine transfer olmayı kabul ettiğine göre kafasında futbol oynayıp, kariyer yapmak yerine para kazanmak fikri yerleşmişti. Al Ahli'ye transferi netlik kazanırsa, 25 yaşında olmasına rağmen 9 farklı kulüpte oynamış olacak bu futbolcunun çok ciddi bir disiplin problemi olduğunu bir kez daha ispatlanmış olacak. Tüm bu verilere rağmen Jaja, yeri doldurulamazsa çok büyük kayıptır. Her ne kadar 3.6 Milyon Euroya alınıp 5 Milyon Euro+Sonraki satıştan %20 kar edilecek olan bir futbolcu için zarar ettik diyemeyiz ancak transfer piyasasının bu denli yükseldiği dönemde bu kalitede bir oyuncuyu kadroya katmak bir hayli zor olacaktır. Umarım Trabzonspor yönetimi beni yanıltır ve daha kaliteli bir ismi kadroya katar.