28 Haziran 2013 Cuma

Şike Yansımaları

Bir spor kulübüne yapılacak en büyük hakaret şike suçlamasıdır. Geldiğimiz noktada suç ve suçlular kesinleşmiş, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA cezayı kesmiştir. Yalnız aradan geçen 2 yılda iki camia, iki farklı taraftar ve yine birbirine zıt iki farklı görüş şike sürecinin en başından beri dikkat çekmektedir. Bir taraf, kendi takımlarına şikeci yaftası vurulduğu an cezayı bizzat kendisi kesecek, kulüp binasını yakacak kadar doğruyken diğer taraf pis kokular ülke sınırlarının çok uzağına ulaşmasına, futbol tarihinin en büyük hırsızlık çetesine rağmen şikecilere arka çıkmış, "acaba" sorusunu hiç aklına getirmemiştir. İşte tam da şu an aklıma "Her halk hak ettiği şekilde yönetilir." cümlesi geldi. Aziz Yıldırım'a ve şike çetesine gözü kapalı destek verenlerin ruh hallerini anlamak, onların mantıklı çıkarımlar yapmalarını beklemek bugün bile olası gözükmüyor. Şimdi sizlerden, şikenin pankartlara yansımasından yola çıkarak süreci yorumlamanızı isteyeceğim dostlar. İki farklı görüş malumunuz, biri diğer Süper Lig takımlarından (Bursaspor, Kayserispor, Galatasaray vb.) destek görürken diğeri aynı takım taraftarlarınca bile tamamen benimsenmiyor. Yorum sizin.








11 Haziran 2013 Salı

Denizde Karartı Var...

Kazım abi,
Denizdeki karartıyı gördün mü sen de? 
Güzel haberi aldın mı bizler gibi?
Dozer Cemil'le, Mehmet Dalman'la, daha geçtiğimiz günlerde yanına gelen Hasan Köse'yle, tüm diğer şehitlerimizle beraber kutlasaydınız 7. şampiyonluğu.
Mehmedime de ki, statükoyu bir kez daha devirdi bizim uşaklar.
Yedi Başlı canavarın tüm oyunlarına rağmen.
Allah korkusu olmayan, iktidar düşkünlerinin, çıkar odaklarının tüm pisliklerine rağmen şampiyon oldu Bordo Mavili asi çocuklar.

Merak etme ağabey.
En kısa zamanda Şampiyonluk Kupasıyla yanına geleceğiz.
Çok sevdiğin kaşkolu da getireceğiz elbet.
Hopa'nın, Karadeniz'in, Bize Her Yer Trabzon diyen herkesin selamıyla beraber.
Seni, anamı, sizler gibi nicelerini yanımızdan alan, bizi yetim koyan kanser illetini yenmiş gibi sevineceğiz o gün.
Biz de senin gibi "Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandık." be abi.
Hayatı "Ne olacak bu Trabzonspor'un hali?" sorusuyla geçen milyonlar olduk.

Sendeki Trabzonspor sadece futbolu temsil etmiyordu.
Trabzonspor, Türkiye’de sürekli şampiyon olanlar dışında olan her şeyi temsil ediyor, biliyorum ağabey.
Şerefiyle ve dik oynayarak şımarık İstanbul çocuklarına bir kez daha ders verdi uşaklar.
Unutmadan ağabey, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahraman hiç pes etmedi.
Sana şeref sözü, asla pes etmeyecek...

13 Mayıs 2013 Pazartesi

İki Farklı Trabzonspor

Futbolun sadece futbol olmadığına inanan çoğunluk için mutlaka kazanılması gereken bir maçtı İstanbul Büyükşehir Belediyespor mücadelesi. Maça adına yaraşır şekilde Fırtına gibi başlayan ekibimiz rakibini sürklase etti ve soyunma odasına 3-1'lik üstünlükle gitti. Devre arasında her ne olduysa, fırtına dinmiş, yelkenler suya inmişti. Konuk ekip can havliyle saldırıyor, Trabzonspor kapandıkça kapanıyordu. Trabzonspor adına beklentilerin çok altında kalınan 2012-2013 sezonunun son iç saha maçına çıkan futbolcularımız, rakibin şuursuz baskısından faydalanıp 4.golü bulduklarında maçı bitiriyorlardı. Kalan dakikalar prosedürden ibaretti.

Tolunay Kafkas futbolcularını maça iyi hazırlamıştı. İnanılmaz bir hevesle beraber özgüvenli bir şekilde rakip kaleyi abluka altına aldılar. İlk 25 dakika Bordo-Mavi'li futbolcularımız oynadı, İstanbul takımı seyretti. Halbuki resmi bahsin tek adresi olan kurum, maçtan önce açıkladığı oranlarla Trabzonspor'u şike yapan, teşvik alan takımlar kategorisine koymaya teşebbüs etmişti. Tarihin her döneminde olduğu gibi bu akşamda onların heveslerini kursaklarında bırakmanın kıvancını yaşıyoruz.

İYİ
Tolunay Kafkas'la iç sahada kazanma alışkanlığı edinmemiz. Başarılı olduğumuz sezonlarda bile deplasmanda daha rahat oynayan, daha çok puan kazanan bir takım hüviyetindeydik. Gelecek sezon adına Avni Aker'e gelecek rakiplerin çekineceği bir atmosfer oluşturacağımıza, iç sahada baskılı oynayacağımıza olan inancım tam. Soner, Aykut ve Adrian zaman zaman iyi oynasa da oyunun seyrini değiştirecek kadar katkı yapamadılar. Volkan, Olcan ve Halil 3'lüsü maça damga vurdular. Çok istekliydiler ve attıkları şık gollerle maçı Trabzonspor'a getirdiler. 



KÖTÜ
Sivasspor gibi dişli bir rakibe karşı, Hüseyin Avni Aker stadyumunda oynanan ve takımımızın 6-0 kazandığı maçın ertesinde tribünlerin bu denli boş olması düşündürücü. En kötü günde olduğu gibi liglerin uzun bir tatile gireceği maç öncesinde de tribünlerin tıklım tıklım olacağını düşünenlerdendim.

Futbolcular arasında sezonu erken bitirenler olduğunu gördüm. Onur çok formsuzdu, her ne kadar birkaç önemli kurtarış yapsa da yediği gollerin tamamını kurtarabilecek bir kaleci halbuki. Defans hattı blok halinde kötüydü, yerleşim hataları, adam kaçırmalar, pozisyon alamama ve dönen topları takip edememe sorunları kalemize 3 gol olarak yansıdı. Süper Lig seviyesinde bir takımın yememesi gereken goller yedik.

ÇİRKİN
Dün hem Göztepe mücadelesinde tirbünden düşüp yaşamını yitiren hem de İstanbul'un göbeğinde, Edirnekapı metrobüs istasyonunda hunharca katledilen iki genç arkadaşımızdan sonra futbol konuşmak ne kadar doğru bilemiyorum. Türk Sporunun en temiz adamlarından biri, İbrahim Yazıcı'nın acısı henüz tazeyken üstelik. Biz Trabzonspor taraftarı olarak acının rengi olmaz diyenlendeniz. Türk futbolunun başı sağolsun.

Maç sonu genç futbolcumuz Abdullah Karmil'in yaptığı açıklama bu akşamın özeti niteliğindeydi aslında; Hem bizim hem de alt sırada yer alan takımlar açısından önemli bir karşılaşmaydı. Alnımızın akıyla çıktığımızı düşünüyoruz. 2010-11 sezonunda yaşananlardan dolayı birilerine iyi bir ders verdiğimizi düşünüyorum. 


Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Onur *
Serkan *
Abdullah *
Celutska *
Cech *
Soner **
Aykut **
Adrian **
Olcan ***
Volkan ***
Halil Altıntop ***

Sonradan Girenler
Dk. 60 Sapara *
Dk. 70 Yasin *
Dk. 85 Zokora ?

9 Mayıs 2013 Perşembe

Çifte Zafer

Hem futbolda hem de basketbolda sezonun en kritik maçlarını oynadık bugün, İki kulvarda da Finale yükselen Bordo-Mavi'li oyuncularımız taşıdıkları formanın hakkını vererek, tribündeki taraftarların yüzünü kara çıkarmadılar.

Türkiye Basketbol 2.Ligi'ni 7.sırada tamamlayan takımımız beklentilerin çok altında kaldı ve playoff'a saha avantajını kaybederek başladı. 2.Ligin en güçlü ekiplerinden biriyle, Konya'da Torku Selçuk Üniversitesi'yle serinin ilk maçında karşı karşıya gelen basketbolcularımız uzatmaya giden maçı 80-75 almış ve avantajlı duruma gelmişti. İlk maçta Orçun Tunca, Kevin Pinkney, El Amin ve Önder Külçebaş'ın etkili oyunları maçı getirmişti. İkinci Maç 19 Mayıs Spor salonunda oynandı, Konya temsilcisinin koçu Halil Üner, kuşkusuz Trabzon'u ve eski takımını iyi tanıyordu. İlk çeyrekteki dengeli oyun El Amin ve Pinkney'in devreye girmesiyle lehimize döndü. 2. Çeyrekten itibaren oyunun kontrolünü eline alan basketbolcularımız, savunmada rakibine çok güçlük çıkartamasa da 25'te 11'lik (%44) 3'lük yüzdesiyle hücumda ağır bastı. Ribaundlarda 36'ya 27 üstünlük kuran ekibimiz 3. ve 4. çeyrekte de rahat bir oyun sergileyerek sonuca gitti. Kağıt üzerinde Yarı Final olarak lanse edilse de Yeşil Giresun Belediye-Darüşşafaka eşleşmesinin galibiyle yapacağımız seri sonucunda kazanan ekip Beko Basketbol Ligi'ne yükselecek. Bu nedenle Finale yükseldik cümlesi yanlış bir tabir olmayacaktır. 

Sivas deplasmanında, uzatma dakikalarında bulduğumuz gol bugün elimizi sağlamlaştırdı. Sapara'nın o klas dokunuşu Avni Aker'de attığımız gollerin tamamından daha değerliydi o yüzden. Bu akşam çoğu Trabzonspor taraftarı gibi gol bulabileceğimizi düşünüyordum. Çünkü Sivasspor deplasmanlarda oyun karakterini yansıtmakta sıkıntı çeken bir takım. Özellikle Lig'in ikinci yarısında yaşadığımız en büyük sıkıntı kolay gol yeme sorunumuzdu, bu maçta hem defansif olarak hem de ofansif olarak kusursuz oynadık.

Tolunay Kafkas, son haftalarda formunu yükselten Halil'e güvenmiş ve arkasında becerilerine ara ara güvendiği Adrian'a şans vermişti. Klasik tek forvetli şablonda kanatlarda ise Olcan ve Volkan şans bulmuştu. Sezonun en iyi taraftarı önünde futbolcularımız ancak ilk yarının sonunda uyanabilmişti. Volkan'ın hızı penaltıyı bize kazandırmıştı, Adrian'ın kötü şu seçimine rağmen şansının yardımıyla önüne düşen topu filelerle buluşturması işimizi kolaylaştırdı. İlk golden sonra takımımız rahatlarken, özellikle ikinci golden sonra Sivasspor oyundan düştü. Havamızı bulmamızla tarihi skorun gelmesi hiçte zor olmadı.


Şenol Güneş'ten sonra göreve gelen Tolunay Kafkas'la Türkiye Kupasında şans bulmaya devam eden Tolga Zengin kalesinde hiç sorun yaşamadan maçı tamamladı. Hemen kale arasında yükselen manalı pankart, taraftarın onu ne kadar sevdiğinin bir göstergesi olsa gerek. Serkan ve Cech, Grosicki, Erman ve Aatif karşısında sıkıntıya düşecek hatalar yapmadılar. Hatasıza yakın oynayıp, takım oyunana katkı veren bir başka ikili Giray ve sonradan oyuna giren Celutska idi. Eneramo gibi insan azmanı bir santrafor karşısında dik durabilmek, oyunun sonuna kadar kusursuz mücadele edebilmek her babayiğidin harcı değildir.

Zokora ve özellikle Soner etkiliydi. Ofansa yardıma geldiğinde daha bir sevimli oluyor Fildişi Sahilleri milli takımının kaptanı. Soner ise birkaç yıla Avrupalı Selçuk'un pabucunu dama atacağını her fırsatta dile getirmekten kaçınmıyor. Çok kaliteli bir sol ayağı var, Allah onu sakatlıklardan korusun. Sol kanatta Olcan etkiliydi yalnız Volkan'ın oyuna olan katkısı ondan daha fazlaydı. Kanatları iyi kullandığımız bir maçı geride bıraktık. Adrian maçın yıldızıydı ve kendine olan özgüveni sahaya yansıdığında neler yapabileceğini dosta düşmana gösterdi. Onu yedek bekletmek takımı dolayısıyla taraftarı cezalandırmaktan başka ne olabilir ki? Halil'in yükselen formu, ofansif anlamda çok ihtiyaç duyduğumuz dönem olan 2.devrenin başına yetişmese de Türkiye Kupası finaline yetişecektir.


Sonuç olarak Türkiye Kupası finalinde en çok kaybeden takıma karşı bariz bir psikolojik üstünlüğümüz var. Bunu kullanıp 14. kez yükseldiğimiz finalde 9. kez kupanın sahibi olalım, Türk Futbolundaki şikeyi hortlatan camiaya cevabı sahada verelim ve 10. kez Türkiye Kupasını finalde kaybetmenin acısını yaşasınlar.

28 Nisan 2013 Pazar

Hakedilmiş Galibiyet

Yaşanan sıkıntıların birbirini kovaladığı bir sezonun son düzlüğüne girilirken Bordo-Mavi'li ekibimiz ritim tutturmaya başladı ve bu sezon ilk kez üstüste 3.galibiyetini aldı. Asaletin simgesi olan formayı hakkını vererek terleten futbolcularımız analarının ak sütü gibi helal olan üç puanı kazandı. Trabzonspor'u tehlike çanlarının çaldığı sıkıntılı tablonun çok uzağına taşıyan bir akşamdı yaşadığımız. Hüseyin Avni Aker stadyumu beklentilerin altında kalarak dolmamıştı lakin maçtaki temponun artmasıyla birlikte tribünler de üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptılar.

Tolunay Kafkas, orta alanda basan, çok yaratıcı olmayan lakin defansif olarak sağlam duran bir dizilimle takımını sahaya sürmüştü. Konuk ekip Gençlerbirliği çift forvetle gol ararken, Trabzonspor Adrian'ın kişisel meziyetlerine, Yasin ve Olcan'ın taşıdığı toplara ve Halil Altıntop'un bitiriciliğine bel bağlamıştı. 15 Dakikalık fetret devrinden hemen sonra uykusundan uyanan Bordo-Mavili oyuncularımız oyunun kontrolünü tam anlamıyla ele geçirdiler. Halil'in attığı gol haricinde Adrian ve Olcan'la kaçan mutlak gol pozisyonlarıyla rakip kalede bir hayli etkili oldular.

İkinci Devrenin hemen başında Fuat Çapa'nın terapisiyle etkili bir oyun ortaya koyan Gençlerbirliği karşısında öncelikle Onur'un kritik kurtarışlarıyla maça tutundu ekibimiz. Ligin en iyi kafa vuran santraforu olan Vleminckx karşısında Mustafa Yumlu ve Giray ortaklığı bir hayli başarılıydı. İkinci devrenin ortalarına doğru sazı tekrar eline alan takımımız önemli pozisyonlara girdi ancak maçın son dakikalarında farkı ikiye taşıyabildi. Gerek hakemin pas geçtiği net penaltı ve kırmızı kart, gerekse son vuruşlardaki beceriksizliğimiz skoru yukarılara taşımamıza engel oldu.


İYİ
Onur son 5 Süper Lig maçında kalesinde yalnızca 1 gol gördü. Performansı her maç artıyor. Bugün de kritik kurtarışlara imza attı. Serkan geçtiğimiz hafta olduğu gibi bu maçta da fena değildi. Giray ve özellikle Mustafa bu maçta çok etkiliydi. Bir hayli fazla olan rakip hücum silahlara karşı hatasız oynadılar. Cech çok uzun haftalar sonra başarılı bir maç performansına ulaştı. Zokora, futbol mantalitesi olarak kendine yakın meziyetlere sahip Aykut Akgün'le iyi bir ikili oldu. Adrian istediği zaman ne kadar etkili bir futbolcu olab
ileceğini herkese gösterdi. Son vuruşlardaki kısmetsizliğine rağmen oyunda kaldığı süre boyunca etkiliydi.

Olcan çok istekliydi. Birçok pozisyonu cömertçe harcamasına rağmen ne şut çekmekten vazgeçti ne de topu ileriye taşımaktan. Mükafat olarak enfes bir bitiricilikle, jeneriklik bir gol gönderdi rakip filelere. Halil 3 maçtır gözle görülür bir yükseliş içinde, sezon sonunun yaklaşmasından mıdır bilinmez ama günün öne çıkan isimlerinden biriydi.

KÖTÜ
Yasin Öztekin, bugün rakip ceza sahası önünde birçok pozisyonda topu ezdi. Sürekli hakemlerle diyalog halinde ve hemen hemen her pozisyonda kendini yere bırakıyor. Biraz kafasını kaldırsa ve futbolun bir takım oyunu olduğunu hatırlasa Trabzonspor'a çok daha faydalı olacak. Tolunay Kafkas gerek değişiklik seçimlerinde gerekse zamanlamada hatalıydı. 2.Devrede golü kalemizde görebilirdik ve topun kontrolünü rakibe kaptırdığımız anlarda oyuna müdahale etmeyişi gözlerden kaçmadı.

ÇİRKİN
Tolga Özkalfa maçın genelinde başarılı sayılabilecek bir performans sergiledi lakin ikinci devrenin sonunda, rakip defans oyuncusunun, kendi ceza sahasında Olcan Adın'ın suratına patlattığı dirseği görememesi garibime gitti. Köşeye yakın olan pozisyonda yan hakemin müdahil olmamasına da şaşırdım. 31 Haftadır penaltı çalınmayan bir takımın bundan sonraki haftalarda penaltı beklememesi gerektiğini acı bir şekilde anladım bu akşam. Hakemlerin yeminlerini bozmaları için bir futbolcumuzun hastanelik olması gerekiyor anlaşılan.


Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Onur ***
Serkan **
Giray **
Mustafa ***
Cech **
Zokora **
Aykut **
Adrian **
Olcan ***
Yasin *
Halil Altıntop ***

Sonradan Girenler
Dk. 66 Sapara *
Dk. 85 Alanzinho ?
Dk. 90+1 Volkan ?