Emerson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emerson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2012 Salı

Ankara Çıkarması

Eskişehirspor maçında sezonun en kötü futbolunu sergileyen Bordo-Mavililer, hafta içi konuk ettiği Şanlıurfaspor'u iyi futbol oynamadan fakat güzel goller atarak 4-0'la geçmişti. İşte o skor bir kez daha tecelli etti ancak yanında güzel futbol da vardı bu kez. Maçın ilk dakikasından itibaren Ankara'ya galibiyet için geldiğini belli etmişti futbolcularımız. Belki muazzam organizasyonlarla rakip kaleye gidemiyorduk ama oyunu Gençlerbirliği sahasına yıkmış, sürekli hücumu zorlayan bir futbol anlayışına sahiptik. Emerson'un pozisyon alma becerisinin getirdiği ilk golden sonra evsahibi ekibin baskı kurmak için yüklendiği anlarda gördüğü kırmızı kart ipleri kopardı. Birkaç sezon Partizan forması giydikten sonra Blackburn Rovers'a transfer olan fakat İngiltere'de tutunamayıp Cavcav'ın radarına yakalanan, 1.93'lük ön libero Radosav Petrovic'in şamarı Mustafa Yumlu'nun yüzünde patlarken hakem Kuddusi Müftüoğlu duruma kayıtsız kalamayacaktı. 23 Yaşındaki Sırp futbolcunun Kırmızı Kart görmesiyle, henüz 18.dakikada sahada bir kişi eksik kalan üstelik skor olarak geride olan Ankara temsilcisi için yapacak çok bir şey yoktu aslında. Oyunun geri kalanında cılız ataklarla kalemizde gol arasalar da pek etkili olamadılar. Sezonun en farklı skorunu alan takımımız zirveye bir adım daha yaklaştı. Trabzonspor futbolcuları istekli oyunlarını haftaya oynanacak Kayserispor maçıyla sürdürebilirlerse bu galibiyetin 'Yalancı Bahar' niteliği taşımadığını söylebiliriz.

İYİ
Onur'un yükselen form grafiği. Her ne kadar kalesi abluka altında olmasa da gelen birkaç topu da o çok yakından aşina olduğumuz yüksek özgüveniyle rahatça çeldi, kalede güven verdi. Serkan Balcı, sezonun tartışmasız en iyi futbolunu oynadı. Beşiktaş altyapısından yetişen genç Mehmet Sedef'i zor durumda bıraktı maç boyunca. Bir ara niyeti bozup Messi'ye özendiyse de özlenen Serkan'ın çokta uzakta olmadığını bize gösterdi. Aynı şekilde Emerson, hem attığı goldeki becerisi hem de soğukkanlılığıyla günün en iyi isimlerinden biriydi. Buna rağmen maçın 2.devresinde rakibin topuğuna yaptığı hareket net penaltıydı fakat hakem görmedi. Giray ve Mustafa rakip forvetler Artun ve Zec karşısında bir hayli başarılıydı. Hatasız oynadılar.

Zokora'nın yokluğu varlığından çok şey anlattı bizlere. Onun olmadığı ortasaha rakip oyuncuların rahatça at koşturdukları bir oyun alanına benziyordu. Dün akşam geldi ve iyi oyunuyla galibiyete katkı verdi. Partneri Colman istekliydi, ilk müdahaleleri başarılıydı. Topla beraberken onu izlemek gerçekten keyif veriyor. Adrian yükselen formunu devam ettirdi, kondisyonunu 90 dakikaya yayabildiği zaman takımın vazgeçilmezi olacaktır. Olcan Adın dünün en iyileri arasındaydı. Trabzonspor'a ilk geldiği günlerdeki gibi arzuluydu ve attığı şık frikik golüyle de oyununu taçlandırdı.

KÖTÜ
Malesef attığı gol haricinde sahada pek görülmeyen Halil Altıntop. Goldeki soğukkanlılığı ne kadar iyiyse, gol haricinde sahada kaybolması, top kullanmaması o kadar kötüydü. Onu defansa gelip top alan, rakibe basan, iyi top saklayan haliyle kabullenmiştik biz. Ondan her sezon 20 gol ortalaması tutturmasını zaten beklemiyoruz ama kendi becerilerini sergilemesi için fazla vakti kalmadı zannımca. Paulo Henrique, ilk yarıya nazaran ikinci devre daha kötüydü, nitekim Şenol Güneş onun bu kopuk futbol anlayışına daha fazla dayanamayarak saha kenarına aldı. Devre arasına kadar mucizeler yaratmazsa takımdan gidecek ilk isimlerden biri olacağından şüphem yok. Alanzinho hamlesinin çok işe yarayacağını düşündüm fakat nam-ı diğer Oflu Ali futboldan uzak kalmanın sıkıntısını çekiyor belli ki. O takımı ateşleyen, çabucak kontraya çıkartan adamın aklı beş karış havada. Toparlanması gerekiyor.



ÇİRKİN
Lig TV. Tribünde yapılan 'Şike Yapanı Düşürün!' tezahüratına sesi kısarak karşılık veren çürümüş zihniyet. Rahmetli Kazım'ın 7 Başlı Canavar diye bahsettiği, kokuşmuş sistemin fedaisi Lig TV. Kazım'ın da dediği gibi yeri gelecek 7 başlı canavarı yenen kahramanı oynayacağız, o günler çok uzakta değil.

Tüm bunlarından dışında 'İyi'den de öte bir şey vardı dün 19 Mayıs tribünlerinde. Görmeye hasret kaldığımız taraftar desteği Ankara'daydı. 90 Dakika boyunca susmadılar, galibiyet sonrası Şenol Güneş'in özel teşekkürlerini de alarak evlerinin yolunu tuttular. Futbolcularımızı tribünlere çağırıp çektirdikleri üçlüler de cabası. Tek kelimeyle; Harikaydınız.


Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Onur Recep Kıvrak ***
Serkan Balcı ***
Giray Kaçar ***
Mustafa Yumlu ***
Emerson ***
Zokora ***
Adrian ***
Colman **
Olcan Adın ***
Halil **
Paulo Henrique **

Sonradan Girenler
Dk. 46 Alanzinho *
Dk. 65 Yasin Öztekin **
Dk. 79 Emre Güral * 

10 Kasım 2012 Cumartesi

Adrian Böyle İstedi

Bıçağın kemiğe dayandığı anlarda büyük takımlar bol gollü galibiyetler alarak üzerlerindeki ölü toprağını atarlar. Büyük takımları diğerlerinden ayıran farkta budur zaten. Maçın ilk 6 dakikasında 2 farklı öne geçen Trabzonspor, sonraki dakikalarda büyük takım olma sıfatına layık oyun oynamadı. Mütevazi kadrosuyla Süper Lig'de varolma savaşı veren Akhisar 2.golü yedikten sonra kendine geldi. Maçı izlemeyenler belki inanmayacaktır ama oyunun kontrolünü Manisa ekibine kaptırdığımız zamanlar bir hayli fazlaydı. İlk devre idare eden futbolcularımız ikinci devrenin henüz başında yediği golle afallamaya başladı. Golden sonra gelen Şenol Güneş müdahalesine rağmen Trabzonspor futbolcuları oyunu yarı sahasında kabullendi. Kendi sahasına kapanıp, kontra ataklarla gol aramaya başladı Bordo-Mavi'li futbolcularımız. Tam bu sırada günün adamı Adrian bir kez daha sahneye çıkıp Akhisar Belediyespor'un ipini çekiyordu. Böyle istemişti Polonya Milli takımının değişmez ismi.

İYİ
Sezon başından beri hiç şans bulamamasına rağmen geçen hafta formayı giyerek takımı öne geçiren, Akhisar karşısında da takımına maçı kazandıran isim; Adrian Mierjezewski. Geçtiğimiz sezon oynadığı yaklaşık 50 maçta hemen hemen hiçbir Trabzonspor taraftarını tatmin edememişti. Fakat onun içinde bariz bir yetenek olduğu, bunun bir türlü kullanılamadığı da sıklıkla dile getiriliyordu. İki haftadır tanık olduğumuz Polonyalıda işin yetenek kısmı kendini belli ediyor. Devamı da gelir umarım.

Geçen hafta özlediği formaya kavuşan bir diğer isim olan Giray, gecenin iyileri arasındaydı. Şüphesiz ki Bamba'yla çok daha iyili bir ikili oluyorlar. Hırsı ve azmiyle Trabzonspor'un değişilmez stoperlerinden biri olduğunu bir kez daha ispat etti.


Tıpkı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Bandırma vapuruyla Samsun'a çıkışını bekler gibi bekledik Gustavo Colman'ı. Taraftar sabırsızdı, sakatlığı geçmek bilmiyordu ama yine de bekledik. Maçın yıldızı olmasa da sahanın en iyileri arasındaydı Tangocu. Haftalar ilerledikçe daha iyi olacaktır. Trabzonspor adına maçın en iyi 3 isminin 2 hafta öncesine kadar kadroda olmayışından şunu çıkartabiliriz pekala; Sezon başından beri oynayanlar heyecanını kaybetmişken, forma şansı bulamayanlar ilk profesyonel maçına çıkarmışcasına heyecanlıydı. Sanırım kaybettiğimiz puanların açıklamasını da içeriyor bu naçizane tespit.

KÖTÜ
Bundan 2 sezon öncesine kadar Trabzonspor'un en çok koşan, en azimli oyuncusu kimdir diye sorsalar, çoğu taraftar hiç tereddüt etmeden Serkan Balcı derdi. Geldiğimiz noktada dağlar kadar fark var. Genç Zeki Yavru'ya göre ciddi kondisyon eksiliği yaşıyor. Şu anki haliyle, ne sürati, ne azmi ne de yaptığı bindirmeler bakımından Zeki'den iyi değil malesef.

Zokora, son 3 maçtır yokları oynuyor. Sadece gol sevinçlerinde görebiliyorum kendisini. Ara ara yaptığı ofansif bindirmeleri geçtim, rakip atağa çıktığında önde basma huyunu da unutmuş gibi. Sertliğinden, presinden eser yok. Volkan ve Olcan gibi kadrodışı kalması an meselesi.

Sahada yokları oynayan bir başka isim ise sezona çok iyi başlayan ama haftalar ilerledikçe düşen Slovak yıldız Sapara. Oyunda kaldığı süre boyunca yürüdü, durdu. Daha efektif, daha canlı olması gerekiyor.

Halil Altıntop, kısa süre şans verilmesine rağmen iyi bir intiba bırakan Emre Güral'ı yedek kulübesine mahkum etmeye niyetli anlaşılan. Kötü oynasa da o bölgede Şenol Güneş'in bir numaralı tercihi olmaya devam ediyor. Şenol Güneş'in gereksiz Halil ısrarı ise taraftarın Halil'e olan tepkisinin iyiden iyiye sertleşmesinden başka bir işe yaramıyor. Bugünkü yuhlamaların kabahatlisi malesef Şenol Güneş'tir.


ÇİRKİN
Süleyman Abay ve hakem triosu. Maçın genelinde, skora etki edebilecek yalnızca bir pozisyon vardı onda da Trabzonspor aleyhinde bir kararla Akhisar'a golü attırdılar. Golü yediğimiz pozisyonda Bruno'ya gelen top direkt elden geliyor ve kafasıyla veremediği topu eliyle öyle güzel indiriyor ki takım arkadaşı, golü atmak çocuk oyuncağından farksız oluyor Brezilyalı için. Bir de ilginç bir huyu var Türk hakemlerinin, skorda üstünlüğü yakalayan takımlar için sarı kartlar çok kolay çıkıyor nedense. Bunu alışkanlık haline getirdiler ama kimsenin uyardığı yok.

Maç içerisinde, adrenalin dozunun yükseliğinden olsa gerek bazı tartışmalar yaşandı futbolcularımız arasında. Mustafa Yumlu, 55.dakikada defansa yardım etmediği gerekçesiyle Adrian'la atışırken, Emre Güral, boş pozisyondayken göndermediği Adrian kendisine sitem ettiği için takım arkadaşına sus işareti yapıyordu. Bunlar Trabzonspor futbolcusuna yakışmaz, kendinize gelin beyler. Ömer Aysan Barış vakası çok yeni, unutulmasın.


Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Onur Recep Kıvrak **
Serkan Balcı *
Giray Kaçar ***
Mustafa Yumlu **
Emerson **
Zokora *
Sapara *
Colman ***
Adrian ****
Halil Altıntop *
Marc Janko **

Sonradan Girenler
Dk. 56 Yasin Öztekin *
Dk. 76 Emre Güral *
Dk. 85 Zeki Yavru * 

17 Eylül 2012 Pazartesi

Tek Kurşun

10 Günlük Milli Maç arasının ardından bir galibiyet bekliyordu tribünlerdeki binlerce kadın ve çocuk, ekran başındaki milyonlar. Galibiyeti getiren gol ise sezonun suskun ismi Halil Altıntop'tan geldi. Enfes bir golle hem de. Rakip dirençliydi, ligdeki durumu da iyiydi fakat 90 dakika Trabzonspor'un oyuna hükmetmesine seyirci kaldılar.

Yenileri görme ve yaraları sarma adına önemli bir sınavdı. Avni Aker'deki kuş cıvıltısı bir maç daha sürecek olsa da tribünlerin Trabzonsporlu kadınlar tarafından güzelleştiği gerçeğini de gözardı edemeyiz. Trabzonspor yeni transfer Emerson'un ve 1461 Trabzon'dan gelen Zeki Yavru'nun ilk kez Trabzonspor forması giydiği maçta hakettiği bir galibiyet aldı. Bordo-Mavililer oyunu domine etti, istekliydi, her ne kadar kopuk kopuk oynasa da eksiklerin düzelmesiyle beraber zirve yürüyüşünü sürdüreceğinin sinyallerini verdi.

Maçın hemen başında, henüz 10. Dakikada Tolga'nın yaşadığı talihsiz sakatlık erken bir kaleci değişikliğine götürdü takımı. Tıpkı Onur'un Kasımpaşa maçının son saniyelerinde sakatlandığı pozisyona benzeyen bir hava topu mücadelesinde dengesiz bir düşüş sonrasında hastaneye götürüldü Tolga Zengin. Formayı Onur'dan bu şekilde almıştı Kaptan, kaderin bir cilvesi olsa gerek yine aynı şekilde formayı teslim etti. Kaleyi devralan Onur çok başarılı bir maç çıkardı. Uzun zamandır formayı geri almayı bekliyordu, hakkını verdi giydiği formanın. Son dakikada direğin dibinden çıkardığı pozisyon maça ne kadar iyi konsantre olduğunu gösteriyordu.


Serkan Balcı'nın hastalığı nedeniyle kadroya giremediği mücadelede sağ bekte gencecik bir isim vardı. Henüz 21 yaşında olan, geçtiğimiz sezon 1461 Trabzon'un PTT 1.Lig'e yükselmesinde önemli katkısı olan Zeki Yavru. Muhtemelen çok heyecanlıydı ama bunu futboluna yansıtmadı. Verilen görevi layıkıyla yerine getirdi, zaman zaman ataklara da katıldı. Henüz daha yolun başında olmasına rağmen olumlu sinyaller verdi. Yanında oynayan Mustafa Yumlu'da değişen pek bir şey yok, kaleciye dönmek, topu şişirmek nadir de olsa duran toplarda rakip ceza sahasında gol kovalamak. (ki dün yine atıyordu neredeyse) Bu takımın yerli stoper alternatifine ihtiyacı var, malesef Mustafa bu düzeyde değil, kendini geliştiremezse bu düzeye çıkması bile zor. Partneri Sol Bamba gecenin yıldızlarından biriydi. Suyundan mıdır bilinmez, Zokora gibi o da takım arkadaşlarını olumlu motive ediyor, sözünü dinletiyor. Kalitesini her geçen maç daha çok belli ediyor. Sol tarafta ise yeni transfer, Sambacı Emerson oynadı. Tüm maç boyunca aldığı her topu dikkatlice takip ettiğimden midir bilemiyorum ama gerçekten çok kaliteli bir kumaşı var. Uzun boylu ve güçlü bir fiziğe sahip olmasına rağmen seri, topu oyuna hızlı sokabilen ve defansif olarak sıkıntı yaşamayan aksine büyük katkı sağlayan bir isim. Stoperlerin olması gereken yerde devreye girerek rakip oyunculara şans tanımadı. Genel olarak defans hattını beğendiğimi söyleyebilirim, Eneramo ve Pedriel gibi iki Milli santrafora karşı başarıyla mücadele ettiler.

Zokora, ortalama maçlarından birindeydi. Müdahalelerinde her zamanki çabukluğunu kullandı, göbeği tek başına toparladı. Colman olmadığı için defansif olarak sırtına çok yük biniyor. O nedenle son zamanlarda alışkın olduğumuz hücuma çıkışlarına şahit olamadık. Önünde oynayan Sapara, Trabzonspor'daki en iyi maçlarından birini çıkardı. Çok beğendim, umarım formu devam eder. Alanzinho'dan daha çok şey bekliyoruz, dün görsel ziyafetten bizi mahrum bırakmış olsa da bu takım için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Yasin ise durgun olduğu ilk devreye nazaran maçın ikinci devresinde çok etkiliydi. Özellikle rakip bek oyuncularının yorgunluğundan iyi faydalandı ve kendine açtığı koridorlardan tehlikeli ataklar geliştirdi. Trabzonspor'da birkaç maçtır şans buluyor ama ilk kez pozitif bir maç çıkardı diyebilirim.


Paulo Henrique'nin Milli maç arasından sonra bomba gibi bir dönüş yaptığını söylemeyi çok isterdim. Ama malesef maçın Trabzonspor adına en etkisiz ismiydi. -Attığı harika gol dışında- Halil Altıntop'la beraber maç boyunca silik bir görüntü çizdiler. Hücum attı bu kadar etkisiz olan bir takıma 71 dakika nasıl sabredilir bilemiyorum. Janko da oyuna girdikten sonra etkili olamadı. Kanatlardan onu besleyecek olan Volkan ve Olcan'ın olmayışı, Soner ve Colman'ın eksiklikleri onu tek başına Yel Değirmenlerine savaş açan Don Kişot'a benzetti ileri uçta.

Gelecek Pazartesi Şükrü Saraçoğlu Stadyumunda ezeli rakibimiz Fenerbahçe'yle mücadele edeceğiz. Sarı-Lacivertlilerin cezası nedeniyle yalnızca kadın ve çocuklar maçı izleyebilecek. Perşembe günü Marsilya gibi güçlü bir takımla puan mücadelesine çıkacak olan rakibimizin çok dinlenme şansı olmayacak. Taraftar desteğinden mahrum kalacak, yorgun bir Fenerbahçe'yi bu kez yenemezsek, deplasmanda kazanamama serisi daha uzun yıllar sürer. Bu tarihi fırsatı kaçırmamalı, hem Ligdeki rakiplerimize hem de Trabzon'u içten çökertmeye çalışan taht sevdalılarına güzel bir cevap verelim, hayde uşaklar!



Oyuncularımızın Değerlendirmesi
Tolga ?
Zeki Yavru ***
Mustafa Yumlu **
Sol Bamba ***
Emerson ***
Zokora **
Sapara ***
Alanzinho **
Yasin Öztekin **
Paulo Henrique *
Halil Altıntop **

Sonradan Girenler
Dk. 10 Onur ***
Dk. 71 Janko ?
Dk. 86 Barış Özbek ?

11 Eylül 2012 Salı

Kolbastı Değil Stres Bastı!

2010-2011 Sezonunda -ç-alınan Şampiyonluk sonrasında, Trabzonspor'un bir seviye yukarıya çıkmasını beklediğimiz geçen sezon pekte umduğumuz gibi gitmedi. Başarılı sayılabilecek bir Avrupa Serüvenine rağmen, belalımız Antalyaspor'a elenip erkenden Türkiye Kupasına veda etmemiz, kötü geçen bir Süper Lig sonrası formalite icabı oynanan Süper Final'de 3. olmamız kimseyi tatmin etmedi.

Gol Kralımız Burak Yılmaz'ın sözde Avrupa özde İstanbul sevdası yüzünden takımdan ayrılması, bizi gol yollarında sıkıntıya sokacaktı, öyle de oldu. Her ne kadar hazırlık maçlarında hiç mağlubiyet yüzü görmemiş olsak bile, forvet pozisyonunda oynayan oyuncularımızın gol orucunu bir türlü bozamayışı Lig ve Avrupa Ligi elemesi için bizi endişelendiriyordu. Sistem belliydi, Şenol Güneş mantalitesini değiştirmeyecekti. 4'lü defansın önünde çift önlibero, onların önünde top tekniği yüksek bir oyunkurucu, kanatlarda hızlı ve dikine oynayabilen 2 oyuncu ve bitirici özelliği olan tek bir santrafor.

Glowacki'nin ülkesine dönmesinin ardından, Zokora'nın Milli Takımdan arkadaşı Sol Bamba İngiltere'den cüzi bir maliyete transfer edilmiş, o bölge doldurulmuştu. Her ne kadar Giray gibi uzun ve hava toplarında etkili bir stoper varken benzer vasıflara sahip bir başka stoperin transfer edilmesi çok mantıklı gelmese de Sol Bamba kumaşının kalitesini oynadığı maçlarda gösterdi bizlere. Topu oyuna sokuşu, özgüveni, hava toplarındaki net duruşu artıları olsa da kritik hata yapma ihtimali yüksek bir oyun anlayışı da var. Bu biraz da sol bekte oynayacak adamının kalitesiyle de alakalı aslında. Yeni transferlerden biri olan Emerson bu konuda yardımcı olacaktır ona.


Bonservis bedeli ödenmeden transfer edilen Yasin Öztekin'in şimdiye kadar oynanan maçlarda ekstra bir katkısını göremedik. Yeteneği olduğu aşikar ama Trabzsonpor gibi bir takımda oynamak için bunları sergilemek gerekiyor. Şayet vasıflarını kendine saklarsa ancak Olcan Adın'ın yedeği olur. Ön liberoların önünde oynama görevi bir başka eski Gençlerbirliği oyuncusu Soner Aydoğdu'ya verildi. Sezon öncesi kampındaki formuyla rakipleri Adrian ve Sapara'nın önüne geçmişti genç solak. Bana göre sezonun şimdiye kadarki bölümündeki tek kazanımımız Soner oldu. Görev almadığı 1 Videoton maçı hariç oynadığımız diğer 4 maçta toplam 345 dakika görev alan genç yetenek, yerini kolay kolay kimseye kaptırmayacağını gösterdi. Videoton maçında kaçırdığı penaltı aşırı heyecandan olsa gerek, gerçi o maçtaki kötü oyun yüzünden hiçkimse penaltı olayının tamamen şanstan ibaret olduğunu hatırlamadı bile.

Sezonun kayıp isimlerinden biri 2. Sercan Kaya vakası olmaya aday olan Emre Güral. Henüz hiçbir resmi maçta görev almayan genç gurbetçinin Marc Janko transferinden sonra şansı biraz daha azaldı. En azından 1461 Trabzon'a kiralanabilirdi diye düşünüyorum. Adı geçmişken biraz da Avusturya Milli Takımının santraforu, Porto'dan transfer ettiğimiz Marc janko üzerine de iki kelam edelim. Belki Burak Yılmaz kadar gol atamayacak ama Trabzonspor'un Burak Yılmaz'dan bile daha fazla ihtiyaç duyduğu bir santrafor tipi. Colman, Soner, Adrian, Sapara, Volkan ve Olcan gibi orta açma konusunda eksper sayılabilecek isimlerden iyi besleneceğini umuyorum. Tam bir Sporcu ahlakına sahip olduğunu, profesyonellik olgusunu tam olarak doldurduğunu ve taraftarla arasını daima iyi tutmayı bildiğini önceki takımlarından biliyoruz. Gerisi Şenol Güneş'in maharetli ellerine kalmış.



Bir diğer transfer ise takımımızdaki Sambacı sayısını 3'e çıkartan eski Benfica'lı sol bek Emerson oldu. Hem sol bek hem de stoper pozisyonlarında oynayabilen, hava toplarında etkili, fiziğine göre hızlı ve defansif özellikleriyle ön plana çıkan bir isim. Orada hiçbir resmi maçta şans verilmeyen Marek Cech'in unutulduğunu sayarsak, sağ bekte Serkan'ı, göbekte Giray ve Sol Bamba'yı, solda ise Emerson'u görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Bana göre stoper alternatifi Mustafa Yumlu değil de Celutska olmalı ama Şenol Güneş Mustafa konusunda baya ısrarlı gözüküyor. Bir Pique çıkartacak herhalde Yumlu'dan, izleyip göreceğiz.

Marc Janko'yu 2.340.000 Euro'ya, Soner Aydoğdu'yu 2.250.000 Euro'ya, Emerson'u 1.600.000 Euro'ya ve Sol Bamba'yı 900.000 Euro'ya bitiren Trabzonspor geçtiğimiz sezonlarda yapılan transfer hatalarından ders almışa benziyor. Takımımız bu sezon transfere 7.690.000 Euro harcarken, -Avrupalı- Burak Yılmaz transferinden gelen 5.000.000 Euro bonservis bedeliyle bunun %60'ını karşılamış oldu.


Gel gelelim sezon başı performansımıza. Yönetimdeki bazı isimlerden hiç hazetmiyor Trabzonspor taraftarı, bu aşikar. Özellikle Trabzonspor'un sıçrama yapmak için kullanan bazı karakter yoksunu futbolcular yüzünden gelecek sezonlarda tekrar bu sıkıntıları yaşayabiliriz. Çünkü yönetim ya da teknik heyenet çeşitli nedenlerle yıldız futbolcuların Trabzonspor'dan ayrılmasına mani olamıyor. Şu an için bir sıkıntısı gözükmese bile Giray Bulak ile Şenol Güneş arasındaki uyum ne seviyede olacak bilemiyoruz. Gerçi Şenol Güneş'in sakatlık sorununa parmak basarak Emerson'un transferinden duyduğu rahatsızlığı ifade etti fakat futbolcu geçtiğimiz günlerde oynanan 1461 maçında 90 dakika sahada kalarak, başarılı bir oyun sergiledi. Orada da bir kopukluk, iletişimsizlik olduğu belli. Videoton takımına elenmemiz Romen takımı Galati'ye elendiğimiz zamanki gibi bir infiale neden oldu camiada. Bernd Schuster'in deyimiyle 1960'ların futbolunu oynayan bu kalitesiz takıma elenip büyük bir fırsatı elimizin tersiyle ittik. İyi başlamadığımız Süper Ligde ise 30 dakika 1 kişi eksik oynayan Gaziantepspor'a 1-0 mağlup olduk. 3 Haftada alınan 4 puan kimseyi mutlu etmedi.

Transferler gecikti, sözde kampa kadar hazır olan transferler Uefa Listesine bile giremedi ve malesef hiç ummadığımız bir başlangıç oldu bizim adımıza. En çok kimi etkiledi bu durum. Cefakar Trabzonspor taraftarını elbette. Taraftar Kolbastı beklerden, Stres Bastı!